Deprecated: Function create_function() is deprecated in /home/pinark/public_html/wp-content/plugins/revslider/includes/framework/functions-wordpress.class.php on line 258

Deprecated: The each() function is deprecated. This message will be suppressed on further calls in /home/pinark/public_html/wp-content/plugins/js_composer/include/classes/core/class-vc-mapper.php on line 111
2 yaşa doğru giderken krizlerimiz – Pedagog Pınar Kaya

16 ay krizleri
Ada kreş te iken ben hızlıca yazayım diyorum:)
Bir hafta önce yazdığım bir not bu: “Anni diye ağlayarak uyandı. Babası kucağına aldı ” Tekrar anni”diye bağırdı. Kucağıma aldım koridorda beni yere bırak diye işaret etti ve indirdim .Kızgındı bu sabah Ada . Yere vurmaya başladı .Elimi altına koyayım öyle vur ” dedim. (O sırada bir yastık bulamadım) Senin canın acımasın senin kafan çok güzel bak cici cici cici…” “Iııııı” diye ağladı.” Devam etti yere vurmaya .Bu kez elini kafasına götürdü ve kafasına vurmaya başladı .Kafasına vurma hareketi “Anladım sen galiba uykunu alamadın” dedim bana baktı ve sakinleşti . Hasta da oldun sen bu hafta .Daha iyileşemedin, tabi . Günlerdir düzenin de değişip duruyor.Mutfakta bir süre kucağımda sıkı tutup “Seni seviyorum bırakmayacağım birlikte sakinleceğiz biraz ağla birazdan geçecek” gibi şeyler söyledim. Ben de sakindim babası da öyle .Babasına doğru gitti ama ben
İçimden kendi kendime bugün artık bu şekilde sürecek dedim ve hemen plan yapmaya başladım . Biraz geç gidebilirim , erken çıkabiliri … Daha önce bir krizi “ce e ” oynayarak sonlandırmıştık. Bu oyunu babasıyla yapınca daha iyi sonuç verdiğini söyleyebilirim .Tekrar başladı kapıya gelince .. ceee oyununu denedik Ama olmadı!
Duvara doğru oturdum ve takip ettim , sessizleştim birkaç dakika ..
Yanıma geldi ve O sırada sırtına masaj yapmam onu sakinleştiriyordu. Yani hem ona dokunmamı istiyor, orada olmamı istiyor hem de gitmemi istiyordu. Babası ben gidince ne olacağını merak etti. Pek birşey değişmedi. Huysuzluğuna farklı şekilde devam etti.
Ben biraz ağlamaya ihtiyacı olduğunu düşündüm. Bir yandan onu bırakıp işe gittiğimiz, kreşe gittiği zamanları tamir etmek istediğini düşündüm. Bu sene babası için de benim için de çok zor bir yıl oldu .
Onunla bu konuyu anlayacağını düşündüğüm şekilde konuştum.
Yavaş yavaş sakinleşti. ”
Bu da bugünkü halimiz :On gündür yapışık haldeyiz.
Birkaç ufak kriz daha yaşadık ama sonra bir daha tekrar etmedi.
Beraber geçirdiğimiz birkaç günün sonunda ağlamalar geçti, yavaş yavaş düzene girmeye başladı, sakinleşti, dikkat aralığı genişledi, uykuları oldukça düzenli, emzirdiğim için çok yoruluyorum gece sürekli emme isteği.

Kreşe başladığımızdan beri ,
Kendi kendine zaman geçirmeye, çok zor yapbozlar yapmaya başladı.
Kelime sayıları arttı .

Hala yapışmaları, huysuzlukları devam ediyor. Eski iştahlı hali de henüz yerine gelmedi ama 14/16 ay aralığında bu olacak o kadar.
Bana öyle geliyor ki her ayın belli bir krizleri var . Bu krizler ;
Çocuklarımızın
gelişimlerindeki büyük adımlar için hazırlıyor onları. Birden hiç yapamadıklarını başarmaya başlıyor ve bu hiç kolay değil. Bu ciddi bir stres yaratıyor.
Hem de bizim ailemize özgü zorluklar devreye giriyor burada. Son dönemlerde çok çalışmamız,kreşe gidince düzenin bozulması,bakıcısının değişmesi gibi.
Biraz ağlamasına izin vermek, bol bol sevdiğini söylemek, ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmak ve sabretmek…
Bunlar 12/24 ay krizlerinde kilit noktalar gibi duruyor.
Ama sonuna kadar memnun etmeye çalışmak ,hiç sınır koymamak veya azarlamak, bağırmak, vurmak? Bunlar hem size hem de ona çok çok zarar veriyor. Hele vurmak…Asla bir işe yaramaz ve asla ka-bul edilemez!
Biraz hızlıca yazdığım bir yazı oldu hem akademisyen olmak hem klinikte çalışmak oldukça zor bir dönem benim için.
Umarım daha az krizli,zamanlarım olduve uzun uzun yazacağım.
Bitirmeden bir şey söyleyeceğim:
Geçecek 🙂
Sevgiler
Uzman Anne Pınar

Yazar

“İşime, iyi buğday tohumlarını biriktirmiş ve bereketli bir parça toprak bağışlanmış bir köylü gibi başladım. Dilediğim gibi ekip biçecektim. Ama öyle olmadı. Toprağın üstündeki otları ayıkladığımda altın buldum. Otlar çok değerli bir hazineyi saklıyormuş.” “Çocuğu çalıştım. Çocuğun bana verdiklerini aldım ve onları ifade ettim. İşte Montessori Yöntemi budur.” “Çocuğa olan ilgimiz ‘ona bir şeyler öğretme’ hevesiyle değil, ama onun içinde yanan ve zeka denilen ışığın sürekli yanmasını hedefleyerek olmalıdır.” “Çocuğun bedeni, ruhun neşesi sayesinde yaşıyor.” tıpkı Maria Montessori dediği gibi çocuğu çalıştım ve çalışmaya devam edeceğim.

Yorum Yaz